26 Haziran 2015 Cuma

Dilimli Patlıcan Musakka -lezzet garanti-


Dilimli Patlıcan Musakka Malzemeleri
- bakın lezzet garanti,bizzat denedim:) -
750 gr. dana kıyma
2 adet soğan
2 diş sarımsak
3-4 adet domates – soyulmuş doğranmış
1 tutam tarçın
1 yemek kaşığı toz şeker
Tuz
Karabiber
Zeytinyağı
 


Ara katlar için Malzemeler
4 adet bostan patlıcanı – ince dilimlenmiş
3 adet patates – ince dilimlenmiş
Ayçiçeği yağı – kızartmak için
 
Sos için Malzemeler
1 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı un
2 su bardağı süt
Muskat
Tuz
Karabiber


Patlıcan ve patatesleri kızgın derin yağda kızartın. Kağıt havlunun üzerine alın ve fazla yağından kurtulun.
İç harç için, tavaya zeytinyağı alın ve kıymayı kontrollü ateşte kavurun. Ardından soğan ve sarımsağı ekleyin, yumuşatın. Tuz, karabiber ve tarçını ilave edip kavurun ve domatesleri ekleyin. Domatesler suyunu çekinceye kadar kavurun. Şekeri ilave edip eritin.
Sos için, tereyağını eritip, unu kavurun. Sütü ilave edip baharatları ekleyin ve pürüzsüz bir sos kıvamına gelene kadar pişirin. Tuz, karabiber ve muskatla lezzetlendirin.
Bir fırın kabına bir sıra patates ve patlıcan dizin, iç harçtan gezdirin. Bir sıra patates ve patlıcan dizin, iç harçtan gezdirin. Bu şekilde iç harç bitene kadar bir sıra patlıcan bir sıra patates şeklinde yerleştirin.
En son olarak üzerine sosu dökün ve 180 derecede önceden ısıtılmış fırında 30-35 dakika pişirin.
ardanın mutfagı sağolsun :)

20 Haziran 2015 Cumartesi

bugün biraz çiçek konuşalım istiyorum

12 ayın sultanı Ramazan gelmiş ama biz bugün biraz çiçek konuşalım istiyorum

Kendime ait olan ilk çiçeğim ortaokul yıllarında anneme aldırdığım küstüm çiçeği idi belki bilirsiniz dokundukça yapraklarını kapatırdı yani küserdi :) çok ilgimi çekmişti ve gerçekten tek başıma baktığım ilk çiçeğimdi ve bence çocuklara böyle minik sorumluluklarda verilmeli diye düşünüyorum.
(cümle çok uzun oldu :)

Neyse efendim kendime ait olan ikici çiçeğim de üniversite sondaki kaktüslerim idi,baya uzun bir ara vermişim çiçeklerle ilişkime.Yalnız ben o kaktüslere bakamadım,kaktüs yani dimi nasıl bakamazsın,Kırklareli soğuğunda balkonda unutursan bakamazsın.
Kaktüslerin soğuktan mahvolmuş hallerini bulduğumda inanın ağladım ama başarısızlığıma :) yani nasıl unutursun,nasıl bakamazsın yani sütü taşırdığımda da aynı mantıkla kızarım kendime nasıl unutur da taşırırsın diye sonra evlenene kadar uzun bir ara verdim çiçeklere,ya da ilgimi çekmediler diyebilirim.

Evlendikten sonra evime annemlerden bu bar taburesini aldım ve üstünde bir çiçeğe ihtiyaç duymamla başladı herşey,benim için en başta bir dekorasyon ihtiyacı idi ve tam da ihtiyacım olan yüksek derli toplu duran sade bir çiçek bulup aldık market-ten :)
ne olduysa sonra oldu,içimden botanikçi çıktı ve artık olay'sadece dekorasyon' amacından çıktı :)
tabi çiçekte de bi tarzım olduğunu söyleyebilirim yani ot cinsi salkım saçak,çok yaprak döken çiçekleri sevmem,bi havası olcak o çiçeğin çekicek beni kendine :)
olaya bak dimi :) ama ben böyleyim herşey de yani illa bir anlamı olucak,yakalıcak beni neyse favorilerim her daim kaktüs ve türevleridir çoookta severim yanı sıra ortancalar,lavantalar,sardunyalar,leylaklar,sümbüller,erengüller ve tabii güller,kılıç çiçeği,küpe çiçeği ve orkideler ama yeni yeni:) bu arada yeni evimdeki ilk çiçeğim olan barış çiçeği hani beni çiçek alemine sürükleyen,diğer çiçekler gelince aramız hiç barışmadı,sanırım bana küstü ve ben ona artık hiç çiçek açtıramadım,1 kez haricinde.Normalde hayatta bırakmam peşini özel bakıma ve gözetimime girer ama onu bıraktım,bende bir ot havası uyandırdı ve bende ona küstüm.


ve yerine yenisini koydum :)


Neyse her çiçeğin mutlaka kendine özel has bakımı vardır hiçbir itirazım yok fakat ben temel gözlemlerime dayanarak ve içgüdüsel olarak kendi bakım tekniklerimi çözdüm.

-kaktüs türevleri haricinde özellikle aşırı güneş sever gibi bir bilginiz yok ise yazın sıcak günlerinde sabahtan akşama güneş görecek bir yere koymamanızı tavsiye ederim
-bence her çiçek sabah güneşini sever yani sabahtan öğlene kadar yeterlidir derim
-çiçeklerin yazın öğle sıcağında sulanmıycağını artık hepimiz biliyoruz diye söylemiyorum bile :)
-benim tavsiyem sabah yada akşam sulamanız.
-demlikte yada çay bardaklarında kalmış ve soğumuş çayları çiçeklerinizin dibine dökebilirsiniz,bunu annelerimizden biliriz hepimiz
-sağlıklı bir çiçeğin yaprakları koyu yeşildir,eğer yaprak rengi aldığınızdan sonra koyduğunuz yerde sarıya dönmeye başladıysa yerini değiştirmenizi tavsiye ederim zira güneşi fazla gelmiştir
-yılda 2 defa çiçeklerin diplerine 1 tane küp şeker koyarım,ben bi zararını görmedim
-evde sinek,böcek,arı türevleri ölü bulunca çiçeklerin dibine gömerim :) hiç tiksinmeyin,çiçeğinizin toprağına protein sağlıyorsunuz :)
-çiçek ve saksı arasındaki boyut ilişkisine dikkat etmenizi öneririm şöyle ki çiçeği kendisinden 2,3 kat büyük bir saksıya koyup ta rahat rahat büyüsün mantığına girerseniz çok beklersiniz :)çünkü saksının büyüklüğünden dolayı rahatlayan kökler bütün enerjisini önce köklerin büyümesine verecektir böylece çiçeğiniz bir süre bekleme moduna geçicektir,sonradan bu çiçek niye büyümüyor diye düşünmeyin,saksılarınızı hiç büyültmeyin demiyorum,lakin tamamen çiçeğin gövdesiyle doğru orantılı büyütün diyorum
-sararan yaprakları ve kurumaya dönen çiçeklerini koparın ve çiçeğinize gereksiz yere onlara enerji harcatmamış olun,sararmış yaprak tekrar yeşermez


gelelim örneklerimize ben çiçeksever olduktan sonra çiçeklerimi seralardan almaya başladım çünkü minik alıp kendim büyütmeyi seviyorum çünkü elinizde büyümüş olması ona bağlılığınızı arttırıyor,kedi ya da köpek gibi düşünebilirsiniz :)
alttaki ortancayı da ben 3 yıl önce 1 liraya seradan aldım.1 yıl boyunca çiçek açmadan sadece büyüdü

ve tamda 1 yıl sonra yani geçtiğimiz sene bana bu kocaman enfes çiçekleri verdi,ortanca yukarıda saydıklarımın yanında ekstra bakım ister ki bence bunu kesinlikle hak ediyor çünkü onun çiçeklerine tek kelimeyle bayılıyorum.


ayrıca çiçeklerin evi daha sıcak bir ortama çevirdiklerinin yanı sıra mükemmel bir dekorasyon aracı olduklarını düşünüyorum.

Uzun bir yazı oldu umarım bazı şeylerde yardımcı olabilmişimdir.
Sevgiler...

16 Haziran 2015 Salı

Süs narı - Minyatür nar ağacı


   Yeni merakım evde yetiştirilen minyatür ağaçlar,nar ağaçlarına karşı ayrı bir sempatim olduğu için şimdilik bu şirineyle başladım,ilk bir kaç gün daha az güneş alan bir yere koyduğum için bir kaç çiçeğini dökmüştü ve neyi yanlış yaptığımı çabuk öğrendim,hanımımız kızgın güneş istiyormuş,bende yerini değiştirdim ve tomurcuklarının çiçeklendiğini görünce pek bir mutlu oldum :)

" *Süs narı yetiştirmek sardunya yetiştirmekten bile daha kolaydır. Oldukça dayanıklı bir bitkidir. Tohumdan yetişen mini fidancıkları bir yaşına geldiğinden itibaren artık her yıl kesinlikle çiçek açar. Açmıyorsa güneşten yararlanamıyor ya da toprağı çok kötü demektir. İlkbaharda yapraklandıktan sonra, yeni gelişen dalların ucundan tomurcuklanır. Genellikle yaz ortasından itibaren gücünü meyvelere harcar daha çiçek açmaz.
*Meyve vermesi bir yaşındayken bile kesindir. Çiçeklerinde polenleşme olması kızgın güneş etkisinde kalmasına bağlıdır. Yoksa çiçekler dökülür gider meyve oluşmaz. Cüce narın meyveleri ceviz kadar olur. Meyvelerinin normal büyüklüğe gelebilmesi birkaç yıllık olmasına, yeterince güçlü kök sistemi geliştirmiş olmasına ve toprağının besleyiciliğinin yeterli nitelikte olmasına bağlıdır. Meyveden amaç tohum elde etmek, çok sayıda cüce nar ağacı yetiştirmek ise meyvelerinin büyük olmasına gerek yok. Küçük bir ceviz kadar mini meyvelerinde bile sağlıklı tohumlar oluşur.
*Açık havayı ve kızgın güneşi sever. Öğleden sonra güneşini iyi alırsa çiçek sayısı artacağı gibi meyve vermesi de kesindir. Serin yerlerde çiçeklerde polenleşme mümkün olmaz dolayısıyla meyve vermez."
-netten alıntıdır-

İnsanı mutlu eden 10 küçük şey

Avrupa ve ABD’de yapılan ankete göre, insanları mutlu kılan 10 küçük şey şöyle sıralanmış:


1. Güneşli bir güne uyanmak (kesinlikle katılıyorum:)
2. Yeni serilmiş temiz çarşaf (şiddetle onaylıyorum:)
3. Beklenmedik bir mektup almak (artık pek kaldığını düşünmüyorum)
4. Unutulmuş kağıt para bulmak(sanırım herkes gibi:)
5. Ödeme almak
6. Yabancılardan beklenmedik nezaket görmek
7. Firmaların müşteri ilişkiler departmanının çözüm üretmesi
8. Bir kompliman duymak
9. Hafta sonu için tatil planı yapmak
10. Hediye ya da mesaj almak

Benim sıralamam daha başka olabilirdi tabi ama sizinde mutluluğu getiren küçük şeyleri görmezden gelmemeniz dileğiyle,

Sevgiler..

28 Mayıs 2015 Perşembe

Yeni bir şeyler söyleme vakti;

Bu fotoğraflar size bambaşka şeyler çağrıştırıyor olabilir,
Bana ise ;
ege'de adını,odaların adını,dekorasyonunu ve daha nicelerini kesinleştirdiğim sessiz ve eşsiz pansiyonumun hayalini hatırlatıyor :)













resimler alıntıdır

27 Mayıs 2015 Çarşamba

leylak zamanı


En güzel deniz :
               henüz gidilmemiş olandır.
En güzel çocuk :
      henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz :
              henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz :
                       henüz söylememiş olduğum sözdür.
                                   Nazım Hikmet

Leylaklar ve Nazım Hikmet yeni bir şeyler söyleme vakti geldiğini hatırlattı,geri dönmeye karar verdim,en kısa zamanda görüşmek dileğiyle...

3 Ağustos 2014 Pazar

Umre Öncesi Hazırlıklar

bence işe mini bir ajanda almakla başlayın,zira not alınıp tekrarlancak şey çok oluyor.

biz annelerimizle gittiğimiz için ben her ikisinide kendi hazırlık listeme dahil edip sık sık kontrol ettim.

böyle zamanlarda yakın çevrenizden daha önce gitmiş olan varsa onların yardımları çok oluyor tabi.
bana da bizden 2 ay önce gitmiş olan bir tanıdığımız çok yardımcı oldu.
beraber gideceğimiz bi tanıdığımızla da sık sık telefonlaşıp listelerimizi birbirimizle paylaşıp-iş bölümü bile yaptık :)

her an ajandasını yanından ayırmayan beni görmenizi isterdim :)

anladığınız üzere Umre öncesi de gayet keyifli ve bol heyecanlıydı :)

geçelim listelere ;

Mustafa için ;
  • İhramlar(umre yapılırken giyilen 2 adet büyük beyaz havlu-umre malzemesi satılan yerlerde var-bize  hediye geldi)
  • Beyaz Fistan (arabistanda erkeklerin yerel giysisi)(her daim bu fistanı giydi çünkü beyaz ve çok rahat,üfüfl üfül dediğimiz cinsten,onu da umreye giden tanıdıklarımız verdi ama orda da satıldığı için hemen edinmenizi tavsiye ederiz)
  • 2 pantolon (sadece 1 tanesini çok az giydi)
  • 2 gömlek (sadece 1 tanesini çok az giydi)
  • spor ayakkabı (Nur Dağına çıkarken giydi,terlikle çıkanlarda vardı,taşımasanız da olur)
  • sandalet (aldık ama hiç giymedi)
  • terlik (sakın pahalı bişey almayın,pazardan 5 liraya plastik ve yumuşak bir terlik alın zira herdaim ayağımızda olcakları için hem rahat olmalılar hem de çok pislenicekleri için atabilesiniz bence,biz terliklerimzi Medine' de dönceğimiz gece bıraktık çünkü,ikimizinkilerde beyazdı ve toztopraktan müthiş batmıştı,valizlerde tıka basa dolduğu için bıraktık)
  • iç çamaşırı (kalıcağımız gün sayısına 1 tane koymuştum ama her halukarda bitiyor ve tekrar yıkanıyor bu bakımdan valizleri çokta şişirmeyin derim)
  • hırka (nisan ayında hiç gerek yoktu,sabah namazlarında dahi gayet sıcaktı:)
  • tespih
  • seccade (thy ile giderseniz onlar size sırt çantası ile beraber veriyorlar;çorap ve zikirmatikte)
  • çorap (tavafta erkekler çorap giymiyorlar,size kalmış)
  • traş malzemeleri
  • roll-on


Benim için ;

  • bone
  • tülbent,şal
  • ferace (kendisini hala çok severek giyiyorum:)
  • çorap,çetik (çok ala sayıda almanıza gerek yok bence ama altı noktalı çoraplardan almayın benim ayaklarım ertesi gün zonk zonk zonkladı diyeyim!)
  • pantolon (pazarda satılan belleri ince lastikli paçaları gayet bol olan tiril pantolonlardan alın,biz müthiş rahat ettik-çünkü hava çok sıcak unutmayın)
  • aklet(genel olarak giyen biri iseniz alın ben hiç kullanmam oyüzden almadım)
  • terlik (5 tlye pazarda var mis gibi :) her aklıma geldiğinde gözüm ayaklarıma falan takıldığında o terlikleri tavsiye eden Fatma ablama dua ettim )
  • ilaçlarınız (ağrı kesici,kas gevşetici,soğuk algınlığı-biz hepimiz hastalandık,kafilenizdeki herkez ilaç paylaşımı yapıyor ama siz yinede temel ilaçları alın derim ama eczanelerde var çok ta sıkıntı olmuyor)
  • tırnak makası ve saçlarımızı ihramdan çıkarken kesmek için minik bir makas
  • iç çamaşırı
  • fındık,fıstık,badem,ceviz,üzüm (doping bunlar lazım oluyor dinlenmek istediğinizde :)
  • güneş gözlüğü
  • diş fırçası,diş macunu
  • ıslak mendil
  • ip,mandal (ben götürmedim,odadaki ayaklı askılıkta kuruttum herşeyi)
  • sabun,şampuan(ben şampuan almadığıma pişman oldum,gerçi ordaki bakkallardan da temin edebilirsiniz)
  • havlu,nevresim takımı (ben götürmedim)
  • roll-on
  • biz peynir ve zeytin almıştık ama otelimizin yanında hem bakkal hem manav vardı onlardanda alabilirsiniz

16 Mayıs 2014 Cuma

10 Mayıs 2014 Cumartesi

her güzel şeyin bir sonu varmış...

Sayılı gün göz açıp kapayıncaya kadar geçti ve biz kutsal topraklardan dün döndük
ama döndüğümüz için pek keyifli olduğumu söyliyemem
nezle olurda  vücut halsiz olur ya aynı öyle bi kırgınlık var üstümde
ama bi süre sonra dünyanın cazibesine kapılırım diye düşünüyorum zira şu ara gözümde hiçbişey yok
biz de
valizler açılınca ortalığa saçılan hediyeleri paketledik bugün.
 
şimdilik bukadar olsun sonra uzuuuuun uzuuuuuuuuuunnn  yazarım inşallah.
 
Hz. Peygamber (asm) insanlar arasında ki bağların kuvvetlenmesi için hediye verilmesini emir ederdi... (İbni Asakir)
 


16 Nisan 2014 Çarşamba

14 Nisan 2014 Pazartesi

sayılı günler

sayılı gün çabuk geçer dedikleri böyle olur sanırım
iple çektiğimiz günler artık bir elin parmakları kadar

neler hissediyorum derseniz :)
heyecanlı ve mutluyum...
neler yapıyorum derseniz :)
bol bol kuran okumaya çalışıyorum
bol bol misafir ağırlıyorum
ve bol bol misafirliğe gidiyorum
 
 
tekrar yazabilmek ümidiyle,sevgiyle kalın...

14/20 Nisan Kutlu Doğum Haftası...


Allahümme Salli
Alâ Seyyidina Muhammedin
Ve Alâ Ali Seyyidina Muhammed ***

9 Nisan 2014 Çarşamba

prenses zeyno 1 yaşında :)

minicik bi kızcağız getirmişlerdi elimize,anasının babasının yanında bizde sevinmiştik onunla
nezaman geçti bu günler de bu prenses 1 yaşına geldi :)
İşte Zeynomuz :)
 
Özel ve güzel bi doğumgünü yapmak istedik,bahar ayına  ve Zeynoya yakışır :)
Eşlerimizin pastaneci arkadaşı olunca pastada hiç sıkıntı yaşamadık,tam da istediğimiz oldu,bayılarak yediğimiz ekleri de üstü çikolata yerine pembe çikolatalı rica ettik tadı harikaydı,ben bundan sonra böyle isterim diyceksiniz eminim :)
Şeker hamurlu kurabiyeleri ise biz yaptık evde 5 dakkada beşiktaş valla :)
 

Mama sandalyesi süslemesi ve fotoğrafta göremediğiniz diğer süslemeler Zeynep'in yengesine ait,İstanbul'dan taşıdı herşeyi,misafirlere hediye edilecek şekerlemeli kavanozlar dahil :)

 
Nice sağlıklı,mutlu ve başarılı senelere Zeyno,umarım hiç ayrılmayız senden,muah :*
:)

4 Nisan 2014 Cuma

Hayırlı Cumalar

• Benim mübarek kardeşim,
• Beni kıskanma, haset etme ki Allah sana da versin.
• Beni kıskanırsan Allah’ın bana lütfuna itiraz etmiş olursun.
• Allah’a itiraz edersen, Allah sana da neden versin?
• İmtihan bu; bugün bana, yarın sana.
• Allah’ın bana verdiğine sevin ki Allah seni de sevindirsin.
  Muhammed Bozdağ

Bahar

......
Bakarım tabiat başlar büyük işine:
Bulutlar gelir uzaktan
katar katar, küme küme.
Bulutlar sular ovaları.
Bulutlar yürür dağlara doğru.
Uyanır açar gözlerini yeryüzü.
Gökler çalar davulunu.
Dalların gönlüne çeker gülün özü
en güzel kokusunu baharın.
Tohumun gönlü başlar vermeye tohum.
Ağaç durmadan söyler, döker içini.
Mevlana Celaleddin Rumi

3 Nisan 2014 Perşembe

Film tavsiyesi :)

Gülmek isterseniz tavsiyemdir :)
 

24 Mart 2014 Pazartesi

ve mutlu son :)

kaymakamlık yollarında bir adımı daha aştım
mutluluğum ve heyecanım hala taze :)
 

23 Mart 2014 Pazar

şu başlıklar hep yorar beni :)

evet kabul ediyorum blogumu çok ihmal ettim ama inanın hep instagram'ın suçu :)
çünkü çok pratik :)
fakat birden bire bloğumu çok özlediğimi farkettim ve dolu dizgin dönmeye karar verdim.

önce instagramdan bir inci sonra yine yeni postlarla görüşmek üzere...
kendinize ve sevdiklerinize cici cici bakın...

6 Şubat 2014 Perşembe

Hazırlıklar başlasın :)


uzun bi ara verip geldim :)
güzel heyecanlar yaşıyoruz,paylaşmak istedim :)

4 Ekim 2013 Cuma

tavuk suyu çorba ;)


Çiçekler içeri girmeye başladıysa kış gelmiştir :(
Kış gelmişse nezle,grip ve soğuk algınlığı kapıya dayanmıştır :(
Hastalık kapıdaysa sarımsaklı çorbalar,soğanlı salatalar başlamıştır ;)

kırmızıyı sevmem lakin kuşlu tabaklarıma yakışacağını düşünerek puantiye aşkına bu kaseleri almadan geçemezdim,sizde geçemezdiniz :)

tavuk suyu çorba demişken;
eğer kesiliyorsa herşeyi soğuktan katıp karıştırararak pişirin,kesilmez.

geçen cumartesi yemekli misafirim vardı ya bi gün öncesi kendimize yapmıştım kesilmişti
bende ayşeciğe dedim gel yardım et,o arada meltemde geldi akşam neler yapçağımı sayarken pilavı ben yapim dedi,bende elif ablayla telefonla konuşurken bi baktım ayşe elinde malzemeler ben eve gidiyom yapıp getiririm dedi :)

veee 10 numaraa bi çorba getirdi koca bir tencere :)
yanına da buzluktan közlenmiş biberle patlicanda getirmiş koyarsın sofraya dio :)
can benim komşularım can :))

3 Ekim 2013 Perşembe

Yaşasın Kaynanalar :))

akşam misafirlerim vardı
ve sanırım hiç bıkmadan kullanacağım kayınvalidemin hediyesi olan bu takımlarımı çıkardım YİNE :))
 
ben bayadır aldıklarımı paylaşmadım,çokta biriktiler
yeni ciciler postu yapmalı yakında ;)
 
misafirler tahminimden erken gelince masanın daha dolu halini çekemedim  :)
ve 9 kişi olunca aman yeticek mi korkusu yaşadım bi ara
 
 
***örgü poğaça(altta örneği var başka bir gün masama ait)
fırından çıkınca üstüne sarımsaklı zeytinyağı döktüm
ve harika iltifatlar aldım :)
 
***kakaolu ıslak kek
inanın göz kararı yaptım ve pammık(pamuk)gibi oldu
gündüz fırından çıkardığımda meltem yanımdaydı
daha keserken bak teyzesi bak pammık gibi oldu dedim durdum :)
mütevazi olamicam mükemmeldi
kekler hazırlandıktan sonra fazla beklemeden fırına atmak gerekiyormuş bi deneyin derim
 
***elmalı turta
üst resimdeki,çok çok beğenildi :)
kurabiyeden yumuşak,kekten sert ;)
 
***tavuklu yoğurtlu şehriye salatası
bu yaptıklarımın hepsi bana yapışmış durumda :)
 
böyle oluncada çok mutlu oluyorum yaaaaw :)
 
meltem(alt komşum) akşam misafirler gittikten sonra taklitimi yapıyo
masada bi sürü övgü alırken içimden böyle yapıyomuşum : evet!işte bu!işte buuuu!
ama okadar güldük ki anlatamam :))

28 Eylül 2013 Cumartesi

Ben yine hediye yaptıııııııııım :)

 
Zeynep'imizi hatırlıyorsunuz,annesi beşiğin olduğu duvara bişeyler asmak istiyorum deyince ben sıvadım kolları,somada işlemesini bitirdim,sonrada perşembe günü çıkıp uygun çerçeve aradım ve nihayet altın sarısı renginde bu çerçeveyi buldum,sonrada bu hale getirdim :)
 
Dün gecede bi çay daveti verip güzel bir masa hazırladım
(kayınvalidemin hediye ettiği yemek takımıyla:)
 
hediyemizi fotoğraftaki yerine koyduk ilk kim farkedicek diye :)
tabi gelenler direk masayı incelemeye geçince çok çabuk farkedildi :)
 
sağolsun elif ablada çok güzel etimek tatlısı yapıp getirmiş,hemde zeynep varken
 
tebrik ediyorum onu herseferinde
down sendromlu bir bebek ve ondan asla vazgeçmeyen bir ANNE !
 

25 Eylül 2013 Çarşamba

Beyaz Armutlu Çay ve Dekorasyon Fikri ;)

Reklamları çıktığından itibaren merak ediyordum ve haftasonu alıp denedik
ben sevdim,zaten armutu çok çok severim
 
sonrada boş şişemi atmadım
ve
bugün
açtım ıvır zıvır çekmecemi
:)
 
 
sonradadeneye deneye çok sevdiğim bu görüntü çıktı ortaya :) 
 

öncesi ve sonrası

Soma'ya gideriz de Akçay'ıma uğramadan geçermiyiz :)
aslaaa :)
 
Akçay'dan aldıklarımız arasında bu döküm çerçevede vardı
ve daha alırken beyaza boyamak aklımdaydı :)
 
 
yeri zaten hazırdı
ve böyle çok daha güzel oldu :)
 

20 Eylül 2013 Cuma

Dekupajlı Vintage Banyo Sepeti (Mum Eskitmeli)-Soma'dan Bildirmekteyim :)-

Geçtiğimiz Pazar yola çıktık ve Mustafa'nın vericeği Eğitim için soma'ya geldik
Kısmetse yarın sabah yola çıkıcaz
gezdiğim,gödüklerim ve yediklerim daha sonra :)
 
şimdi başlığı bir kez daha okumanızı rica ediyorum :)
ne demişim vintage!
ba ba ba,boyumdan büyük laflar etmeye başladım :)
 
ama bişi diyeyim mi
gerçekten yaptım :)
düşünsenize hepsini kursa gitmeden sadece okuduklarımla halletim
yavaş yavaş elim de alıştı tabi
ve ortaya benimde sevdiğim bu cici sepet çıktı
 
komşumla beraber boya almaya gitmiştik
amacım hediyesini kendisine seçtirmekti
ve 2mizde bu sepette karar kıldık
ama başka hiçbirşeye karışmadı
 bu verniksiz hali
tam 1 günde hepsini bitirdim ve hemen koştum gösterdim :)
sonra geri getirdim vernik sürmek için
ağzıma bi parmak bal çaldın sen ama dedi komşum geri alınca :)
 
 
 ve hediyem yerini bulduğunda :)
 
ilk kat lila boyayıp
köşelerine mum sürdüm
üzerine beyaz boyadım ve kenarları kazıdım
ve bu eskitme-vintage- havası oluştu :)
son dokunuş her zamanki gibi vazgeçemediğim english home ;)

17 Eylül 2013 Salı

Ayşe Arman'dan okumanızı istediğim 2 harika röportaj

İşte Mutlu'nın güzeli Çilek bebeği  yazısı

 
lisedeyken ve üniversitedeyken bende böyle düşünüyordum,yani evlenmeyip çocuk evlat edinmeyi,okuyunca farkettim ki kendi çocuklarım olsa bile sanırım hala koruyucu annelik yapabilecek kadar kalbimin sevgi dolu olduğunu düşünüyorum.
kimbilir zaman neler getirir birlikte görücez..
 
Ben bir adam sevdim o adam aslında yoktu yazısı
 
 
siz okumuş olabilirsiniz ama ben yeni fırsat bulabildim ve Can Ateş'ten tiksindim resmen